Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Çocuk Sporcular

Son yıllarda çocukların spora katılımında bütün dünyada çok hızlı bir artış mevcuttur. Hergeçen gün daha fazla çocuk kulüp ve antrenör desteği altında profesyonel ortamlarda sportif faaliyetlere yönelmektedir. Bu yönelim kısmen ailelerin sporun sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu kavraması ile ilgili olmakla beraber bir ölçüde de sporun bir meslek olarak seçilebileceğini fark etmiş olmalarıyla ilgilidir. Bu durum ailelerin, çocuklarını başarılı olmaları için daha fazla ders çalışmaya zorlamalarına benzer birşekilde spor sahasında daha başarılı olmaya zorlamaları gibi bir sonuç ortaya çıkarmıştır. Çocukları bünyesine alan profesyonel kulüpler de kendilerine güçlü bir altyapı oluşturabilmek amacıyla bu sürece katılmıştır. Aile, kulüp ve antrenör işbirliği ile çocukların gelecek sportif başarılarını şekillendirmeye çalışan bu anlayışın çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi üzerinde etkilerinin neler olduğuna dair son yıllarda pek çok çalışma yapılmaktadır. Çocuklarını spora yönelten aileler düz bir mantıkla, belli bir spor dalında çalışmaya ne kadar erken yaşta başlanırsa (spora erken başlangıç 4-6 yaşı ifade eden bir deyimdir) ve ne kadar yoğun çalışma yapılırsa gelecekte çocuğun seçilen spor dalında o denli başarılı olacağını düşünmektedirler. Oysa elimizdeki bilimsel veriler gerçeğin hiç de böyle olmadığını göstermektedir. Sporun sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu tartışmasız bir gerçek olmakla beraber henüz kas ve iskelet sistemi gelişimini tamamlamamış çocuk bireylerin yarışmacı spor ortamlarına sokulması ve sportif başarı için daha fazla antrenman yapmaya zorlanması bu yaş grubu sporcularda gittikçe artan oranlarda aşırı antrenmana bağlı fiziksel yaralanmaların görülmesine neden olmaktadır. Üstelik kendi vücudunu henüz yeterince tanımayan ve sorunlarını dile getirme konusunda erişkinler kadar maharetli olmayan çocuklarımızın aşırı antrenmana bağlı bu fiziksel rahatsızlıkları kimi zaman geç fark edilmekte hatta bazan tamamen gözden kaçmaktadır. Bu durumda spor, beklenenin aksine, sağlığa değil sağlıksızlığa neden olmaktadır. Son yıllarda bu alanda çalışan hekimlerin ve eğitimcilerin ailelere önerisi şudur; Çocukların spora yöneltilmesinde temel amaç onların eğlenmesi, sosyal ilişkilerini ve birlikte çalışma becerilerini geliştirmeleri ve yaşam boyu kullanabilecekleri fiziksel beceriler kazanmalarını sağlamak olmalıdır. Bunun ötesinde profesyonel sporcu olmaya yönelen çocuklar için ise şu önerilmektedir. Aynı spor dalında erken yaşta çalışmaya başlayıp aralıksız olarak devam etmek sanılanın aksine o spor dalında beklenen başarıyı getirmemektedir. Ortopedik bakış açısıyla, hareket sisteminde aynı kas ve eklemlerin sürekli çalışması aşırı kullanım yaralanmalarının artmasına, bu da çocuğun spor ortamından bazen kısa bazen uzun süreli kopmasına, bazen de o sporun tamamen bırakılmasına neden olmaktadır. Günümüzde profesyonelliğe yönelecek çocuklar için önerilen, aynı anda birden fazla spor dalında faaliyet göstermeleri ancak hiçbirinde profesyonel düzeyde antrenman yapmamalarıdır. Bu tür bir uygulamanın 13 yaşına kadar sürdürülmesinin hem çocuğun fiziksel gelişimi açısından daha iyi olduğu, hem olası sportif yaralanmalardan korunmasını sağladığı için daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar sportif branş seçiminin 12 yaş sonrasına bırakılması halinde bu gençlerin o spor dalında küçük yaştan beri faaliyet gösteren sporculara göre daha başarılı olduklarını göstermiştir. Kısaca bir spor dalında erken özelleşme çocuk için sporu eğlence ve arkadaşlık, aracı olmaktan çıkarmakta, yeni beceriler edinmesini ve yaratıcılığını sınırlamakta belki de neden olduğu fiziksel ve piskolojik baskılar nedeniyle spordan tamamen uzaklaşmasına neden olmaktadır.